Güncel Yazılar > ŞİÖ’NÜN GENİŞLEMESİ: ÜYE VE ADAY ÜLKELER AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

10 Temmuz 2015 tarihinde Rusya Federasyonu’na bağlı Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Ufa şehrinde Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) yapıldı. 2001 yılında Rusya, Çin, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan liderleri tarafından kurulan ŞİÖ, özellikle bölgesel ülkelerin dikkatini çekmeye devam etmektedir. Nitekim Ufa Zirvesi’nin en önemli sonucu şüphesiz Hindistan ile Pakistan’ın örgütün asil üye statüsüne yükselmeleridir. Hindistan ile Pakistan’ın yanı sıra Afganistan, Moğolistan ve İran’ın da örgüte asil üye olmak için çaba sarf ettikleri bilinmektedir. Örgütün iki önemli gücü olan Rusya ile Çin de örgütün genişlemesine karşı çıkmamaktadır. ŞİÖ’ye artan talebi ve üye ülkelerin de örgütün genişlemesinden yana olmalarını aşağıdaki hususlarla açıklamak mümkündür:

1.      Hindistan ile Pakistan’a göre, ABD bölgede çok baskıcı bir siyaset izlemektedir ki, bu siyaset söz konusu ülkelerin çıkarına değildir. Örgütün genişlemesi ve söz konusu iki ülkenin üyeliği, ABD’nin bölgedeki baskı ve rolünü azaltabilir. Bu hem aday, hem de üye ülkelerin işine yarayan bir gelişme olacaktır.
2.      Bölge ülkeleri, artan Çin etkisinden de rahatsızlar. Bundan dolayı Çin’in baskı ve yayılmacılığını engellemek için Çin ile münasebetlerini ikili diyalog şeklinde değil de ŞİÖ çerçevesinde geliştirmek istemektedirler.
3.       Asil statü elde etmek isteyen gözlemci statüsünde olan Afganistan, güvenlik sorununu ŞİÖ’ye üyelik sayesinde çözmek istemektedir. Bilindiği gibi 2016’da ABD askerleri Afganistan’dan çıkacaktır. ŞİÖ’nün genişlemesiyle oluşacak boşluk doldurulabilir. Gerek terör ile gerekse de uyuşturucu ticaret ile mücadelede Hindistan ile Pakistan çok uygun ortak konumundadırlar.
4.  Rusya; Moğolistan, Hindistan ve İran’ın üyeliğini desteklerken, Çin Pakistan’ın üyeliğini istemektedir. Örgütün genişlemeye devam etmesi, örgütün gelişmeye devam edeceği anlamına gelmektedir. Bu da örgütün işlevselliğini kaybettiğine dair söylenti ve eleştirileri de sonlandıracaktır.
5.    Hindistan ve Pakistan’ın üyeliği, örgütün prestijini daha da artacaktır. Hindistan ve Pakistan’ın üyeliğiyle ŞİÖ üye ülkelerinin toplam nüfusu, dünya nüfusunun yüzde 40’ını oluşturacaktır. ŞİÖ’nin genişlemesi ve ŞİÖ ile aynı anda BRİCS Zirvesi’nin de gerçekleşmesi, Moskova için psikolojik açıdan da önem arz etmektedir. G-8’den çıkartılan Rusya, Batı’ya izolasyon yaşamadığını, Batı’ya çok sayıda alternatifinin olduğunu da göstermek istemektedir.
6.      Gözlemci statüsündeki Moğolistan ile İran da asil üye olmak istemektedirler. Bu üyelik, her iki ülke için de hem siyasi hem de ekonomik açıdan önem arz etmektedir. BM Güvenlik Konseyi’nin iki önemli ülkesinin yer aldığı bir örgüte üye olmak Batı ile sorun yaşayan İran için de uluslararası arenada daha aktif olmak isteyen Moğolistan için de son derece büyük önem arz etmektedir.
7.   Moğolistan ile İran’ın üyeliği de ŞİÖ üyelerinin çıkarınadır. ABD, Moğolistan’a büyük önem ayırmakta, İran ile Batı arasında da diyalog başlatılmıştır. Bu ülkelerin Batı ile ve özellikle de ABD ile işbirliği geliştirme ve arttırma ihtimali vardır. ŞİÖ’ye üyelik ise bu yakınlığı sınırlandırabilecektir. Bunun dışında Hindistan, Pakistan ve ardından da adı geçen diğer ülkelerin ŞİÖ’ye üyelikleri, ABD ile görüşmelerde bu ülkelerin elini de güçlendirecektir.
8.     Afganistan’ın üyeliği ise Pakistan ile Hindistan’ın bu ülke üzerindeki rekabeti azaltacak, aynı şeyi Hindistan’ın üyeliği ve Çin-Hindistan rekabeti için de söylemek mümkündür.
9.      ŞİÖ’nün genişlemesi, üye ülkeler arasındaki ekonomi ve enerji alanındaki işbirliğini arttıracaktır. Hindistan, hızla gelişen bir ekonomiye sahip olduğu gibi Rusya ve Orta Asya enerji kaynaklarına da her geçen gün daha fazla ihtiyaç duymaya başlamaktadır. Adı geçen ülkelerin ŞİÖ’ye üyeliği ve bölgenin istikrara kavuşması, Hindistan’a Afganistan ve Pakistan üzerinden petrol ve gaz ihraç etme imkânı yaratacaktır. Bu süreç, enerji devi Rusya’nın da işine yarayacaktır.
10.  ŞİÖ’nün genişlemesi ve bölgesel güvenliğin arttırılması, ŞİÖ üye ülkeler arasında ticarî münasebetlerle yatırımları da arttıracaktır. Güvenlik sorunları çözüldüğü takdirde Hindistan’ın yanı sıra Pakistan ile Afganistan’ın da ekonomilerinin büyümesinin potansiyeli yüksektir.
11.    ŞİÖ’nün genişlemesi ve örgüte üyelik Orta Doğu ülkelerinin de dikkatini çekebilir. Bazı Orta doğu ülkeleri, bu bağlamda İran’ı örnek alıp örgüte üyelik konusunu gündeme getirebilirler. Orta Doğu ülkelerinin bir kısmının Rusya ile, bir kısmının ise Çin ile ticarî münasebetler geliştiriyor olması da böyle bir yakınlaşmayı hızlandırabilir.
 
Netice itibarıyla Hindistan ile Pakistan’ın üyeliği ve Afganistan, Moğolistan ve İran’ın üyelik çabalarıyla ülkeler bir taraftan bölgede güvenlik sorunu çözmek, diğer taraftan örgüt dışında ayrı güçlerin (ABD, Çin) kendilerine karşı baskısını azaltmak istemektedirler. Çin ve Rusya ile birlikte olmanın verdiği prestij, izolasyonun azaltılması, ekonomi ve enerji alanlarındaki işbirliği imkânı da bu ülkeler için ŞİÖ’yü cazibeli kılmaktadır. Ancak gerek eski ve yeni üye ülkelerin gerekse de aday ülkelerin söz konusu çıkarlarını elde etmeleri için bölgedeki sorunlar (sınır sorunları, güvenlik sorunu vs) çözülmelidir. Bu tür sorunların sayısı da bölgede az değildir. Bütün bunları şüphesiz üye ülkeler de anlamakta ve bundan dolayı bir taraftan genişleme sürecini yavaş yürütmekte, diğer taraftan da öyle görülüyor ki, mevcut sorunların tarafları arasında arabuluculuk yapacaklardır.