Güncel Yazılar > RUS ARŞİV BELGELERİ: "SOYKIRIM YOK" DİYOR

“Ermeni meselesi” uzun yıllardan beri özellikle Nisan ayının sonlarında Türkiye’nın gündemine gelen önemli konulardan biridir. Özellikle Ermeni diasporalarının kalabalık ve etkili olduğu ülkeler, Türkiye’yi “Ermeni soykırımı” ile suçlamakta, bu konuyu gerek ikili münasebetlerde gerekse de Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde Ankara’ya karşı baskı aracı olarak kullanmaktadırlar. Türk yetkililer bu konunun tarihçilerin araştırılması ve arşivlerin açılması gerektiğini vurgulasalar da diasporanın yanı sıra meseleyi iç ve dış politikasının ana gündemi hâline getiren Ermenistan buna pek yanaşmamaktadır. Bunun önemli sebeplerinden biri de arşiv belgelerinin Ermenilerin ileri sürdüklerinin aksine bilgiler içermesidir.
 
Ermenilerin “soykırım” iddiasında bulunurken dayandıkları belgeler, Rus arşiv belgeleridir. Bunların da büyük bir kısmını diplomat, asker ve istihbaratçıların raporları ile hatıraları oluşturmaktadır. Söz konusu arşiv belgeleri, Rusya Dışişleri Bakanlığı Arşivi ile Rusya Federasyonu Askerî Tarih Devlet Arşivi’nde saklanmaktadır. SSCB döneminde bu arşivlere yabancıların ulaşması mümkün değilken, Rus kökenli tarihçiler de bu meseleyle pek ilgilenmediler. Bundan dolayı Sovyetler Birliği’nde “Ermeni meselesi” hep Ermenilerin ve Ermenistan’daki tarihçilerin araştırdığı bir konu oldu. Günümüzde de küçük istisnalar dışında eski Sovyet coğrafyasında bu konuyla yalnızca Ermeni kökenli tarihçiler uğraşmaktadır. Ermeni tarihçiler de belgelerin içerisinden işlerine gelen satırları alıp kullanmakta ve Türkiye’yi “soykırım” ile suçlamaktadırlar. Hâlbuki Rus arşiv belgelerinden böyle bir sonuca varmanın mümkün olmadığı gibi, XIX. yüzyılın sonu ile XX. yüzyılın başında Türkiye’de yaşanan gelişmelerle ilgili önemli tespitlerde de bulunmak mümkündür. Diğer taraftan Rus arşiv belgelerinin Ermeni arşiv belgeleriyle büyük ölçüde aynı olduğunu, Rusya’ya bağlı Kafkasya Askerî Karargâhı’nın rapor ve belgelerinin bir kopyasının Ermenistan’da, bir kopyasının da Rusya’da saklandığını belirtmekte fayda vardır.
 
Ermeni meselesinin ortaya çıktığı ve geliştiği dönemde Türkiye’de görev yapan Rus asker ve istihbaratçılarının raporlarının bir kısmı tarafımca Türkçeye tercüme edildi (Türkiye’de Ermeni Meselesi. Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri, haz. M. Bashanov, TTK Yyaınları, Ankara 2013). Bu raporlardan meseleyle ilgili aşağıdaki sonuçlara varmak mümkündür:
-  Rus arşiv belgelerinde Türklerle Ermeniler ve Kürtlerle Ermeniler arasında yaşanan gerginlik ve çatışmalardan bahsedilmekte, ancak “soykırım” olarak adlandırılacak Ermenilere karşı yapılan toplu katliam ve eziyetlere dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
-  Belgelerde Anadolu’nun doğusundaki Ermenilerin ekonomik olarak sıkıntı çektiklerinin, ancak Türklerle Kürtlerin durumunun da daha iyi olmadığının, hatta sürdükleri hayat tarzı ve uğraşları dolayısıyla daha da kötü olduğunun altı çizilmektedir.
-    Belgelerde Ermeniler çete ve çete etrafında teşkilâtlananlar ile sıradan halk olarak ikiye ayrılmakta, özellikle ikinci grubun bölgedeki Türkler ve Kürtlerle sorun yaşamadıkları belirtilmektedir.
-    Yine özellikle çeteci grupların gerek halk kitlelerini kendi taraflarına çekmek ve Türk Devleti’ne karşı isyan etmelerini sağlamak gerekse de Batılı devletlerin dikkatlerini çekmek için başta din adamları olmak üzere Ermeni toplumunun önde gelen adamlarını öldürdükleri ve suçu da Türklere attıkları, hatta Ermeni çetecilerin Türk üniformaları giyerek Ermeni köylerine saldırdıkları yazılmaktadır.
-    Rus belgelerinde Batılı devletlerin Türkiye Cumhuriyeti’ni zayıflatmak için bu meseleyi körükledikleri ve Ermenilere destek verme vaadinde bulundukları belirtilmektedir. Bu örnekleri arttırmak mümkündür.
 
Üzerinde durulması gereken konulardan biri de şüphesiz Rusya’nın tutumudur. Rus arşivlerindeki belgelerin büyük bir kısmının Rus istihbaratçıları tarafından ele alınmış olması bile Rusya’nın da bölgede önemli çıkarının olduğunu göstermektedir. Belgelerden Rusya’da “Ermeni meselesine” yaklaşımın farklı çevrelerde farklı olduğu anlaşılmaktadır. Asker ve istihbaratçılar, Türkiye’deki Ermenilere destek verilmemesini, bunun Rusya’nın çıkarına olmadığını, Türkiye’nin doğusunda kurulacak bir Ermenistan’ın bu topraklarla yetinmek istemeyeceğini ve Ermenilerin yaşadığı Rusya’daki topraklara da göz dikeceklerini, burada kurulacak yeni bir Ermeni Devleti’nin Avrupa ülkelerinin bölgedeki üssü hâline geleceğini ve böylece Rusya’nın çıkarlarına zarar vereceğini hem Merkezî Askerî Karargâh’a hem de devlet adamlarına bildiriyorlardı. Bununla birlikte Rusya’nın izlediği siyasete bakıldığında Rus asker ve istihbaratçılarının uyarılarına tamamen uymadıkları ve özellikle Türk-Rus münasebetlerinde bu meseleden yararlandıkları görülmektedir.
 
Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız Rus arşivlerindeki Ermeni meselesine dair bilgiler, içerik bakımından Türk okuyucular için yeni bilgiler değildir. Zira Türkiye’deki arşiv belgeleri de buna yakın bilgiler vermektedir. Ancak bu bilgileri, Rus belgelerinin veriyor olması büyük önem arz etmektedir. Çünkü Rusya, meselenin ortaya çıktığı ve geliştiği dönemde Osmanlı Devleti’nin en önemli düşmanı idi. Dolayısıyla Osmanlı arşiv belgelerini inandırıcı ve objektif bulmayanlar, meselenin öbür tarafında yer alan ülkenin arşiv belgelerine yönlendirilebilir.
 
“Ermeni meselesi” ile ilgili Rus arşiv belgelerinin içerdiği bilgiler, bir taraftan Ermenistan’ın neden bu meseleyi tarihçilere bırakmak istememesini açıkladığı gibi, arşivlerin açılması ve ortak komisyonun kurulması gerektiğini ileri süren Türk yetkililerinin de doğru bir tutum içerisinde olduklarını göstermektedir.