31 Ağustos - 1 Eylül tarihinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Zirve ile aynı günlerde Kırgızistan’da Göçebe Oyunları da gerçekleşecek. Bu sene örgüt, kuruluşunun 25. yıldönümünü kutladığından dolayı katılımın en üst seviyede gerçekleşmesi beklenmektedir. Başta Rusya, Çin ve Hindistan olmak üzere üye ülkelerin liderlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da zirveye katılması ve ikili görüşmeler gerçekleştirmeleri, zirvenin önemini daha da arttırmaktadır.
ŞİÖ’nün Kuruluşu ve Genişlemesi
2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan’ın katılımıyla kurulan ŞİÖ özellikle Batı’da baştan beri “NATO’ya karşı alternatif” olarak değerlendirildi. Kuruluş tarihinin Rusya ile Çin’in gittikçe güçlenmeye başladığı bir döneme denk gelmesi ve özellikle Moskova’nın Varşova Paktı parçalanmasına rağmen NATO’nun genişlemeye devam etmesinden rahatsız olması da bu şüpheleri arttırdı. Ancak Rusya ile Çin yetkilileri baştan itibaren örgütün ne NATO ne de başka bir güce alternatif ve karşı olmadığını dile getirdiler. Çin bu tür yorumlardan rahatsız olduğu gibi baştan itibaren ŞİÖ’nü daha çok Türkistan’da etkisini arttırma aracı olarak gördü.
Eski Sovyet cumhuriyetleriyle siyasi ve ekonomik iş birliğini BDT çerçevesinde, askerî iş birliğini KGÖA çerçevesinde geliştiren Rusya, NATO’ya alternatif olacak kadar olmasa da yalnızca ekonomik ve kültürel konularla sınırlı kalacak masum bir oluşum olmasını da istemedi. Bu yaklaşımın neticelerinden biri de aralarında sorun olmasına rağmen dünyanın iki nükleer gücü olan Hindistan ile Pakistan’ın üyeliği oldu (2017). Yine 2023’te İran ve 2024’te Belarus gibi Batı ile açıkça sorun yaşayan iki ülkenin üye olmasıyla örgüt iyice Batı ile sorun yaşayan ülkeler birliğine dönüştü. Üye ülkelerin yanı sıra başta Türkiye, Mısır, Azerbaycan, Suudi Arabistan olmak üzere 15 ülke diyalog ortağı ve 2 ülke de gözlemci ülke statüsünde ŞİÖ çalışmalarına katılmaktadırlar.
ŞİÖ Kim İçin Neden Önemli?
Rusya ile Çin’in baştan beri ŞİÖ ile ilgili görüşleri farklı olsa da her ikisi de bu örgütü Avrasya’daki konumlarını pekiştirmek için başarılı bir şekilde kullandılar ve kullanmaya da devam etmektedirler. Yine Moskova, Batı tarafından kendisine uygulanan uluslararası izolasyon ortamında ŞİÖ ve üye ülkeler sayesinde bu izolasyonu kırdığı gibi tüm sorunlara rağmen Rusya, Çin, Hindistan gibi dünyanın üç önemli oyuncusunun bir arada olması, üye ülkelere güç katmaktadır. Nitekim Türk cumhuriyetleri ile Tacikistan da bu örgüt sayesinde Çin, Rusya, Hindistan gibi bölgenin en önemli güçleriyle daha kolay bir şekilde iş birliklerini sürdürmekte, her şeye rağmen dışarıdan bir tehdit karşısında burayı “güvenlik çatısı” olarak görmektedirler. Aynı şeyi Pakistan ile İran için de söylemek mümkün. Hindistan ŞİÖ üyeliğini ise Çin’in bölgede artan etkisini azaltma imkanı olarak değerlendirmekte. Dolayısıyla aslında her bir üyenin ŞİÖ ile ilgili farklı amaç ve niyetleri vardır ki, bu husus ve örgütün genişlemeye devam etmesi, işleyişi zorlaştırmaktadır.
ŞİÖ’nün Başarısı
Peki geçtiğimiz 25 yıl içerisinde ŞİÖ neyi başardı? Hangi konularda istediğini elde edemedi? En başta ŞİÖ, Avrasya’nın en önemli ülkeleri için iyi bir diyalog ortamı yarattı. Üye ülkelerin toplam nüfusları, yaklaşık 3.5 milyardır. Üye ülkelerinin kapladığı coğrafya, toplam nüfus, yer altı kaynakları, nükleer ve askerî güç açısından baktığımızda da ŞİÖ şüphesiz potansiyli olan dünyanın önemli oluşumları arasında yer almaktadır. Başta Rusya ile Çin ve diğer üye ülkeler arasında sınır ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde/azalmasında da etkisinin olduğu örgüt, şüphesiz üye ülkeler arasında terörle mücadele, enerji, ticaret ve ulaşım alanlarında iş birliğinin artmasını sağladı, bölgede çatışma risklerini azalttı.
ŞİÖ’nin Başarısızlığı
Diğer taraftan ŞİÖ’nün kuruluşu, hatta genişlemesi ses getirse de tüm bu süreçler, uluslararası örgütlerin gittikçe önemlerini kaybettiği bir döneme denk geldi. Ayrıca örgüt, ekonomik alanda AB kadar entegrasyon sağlayamadığı gibi askerî anlamda da “üyelerden birine saldırının diğerlerine de saldırıldığı anlamına geleceği” ilkesi kabul edilmedi. Bunun en önemli örneklerinden birini ABD ve İsrail’in ŞİÖ üyesi İran’a yaptığı saldırılara ŞİÖ’nün yalnızca kınama açıklamaları yapması oldu. Kaldı ki örgüt içerisindeki üyeler arasında da birtakım sorunlar mevcut. Ukrayna Savaşı Rusya’yı iyice Çin’e yakınlaştırdıysa bu iki ülke uzun vadede özellikle Türkistan’da rakip konumundadırlar. Hindistan’ın da hem Çin ile hem de Pakistan ile sorunları mevcuttur ki, Hindistan ile Pakistan ŞİÖ üyesi olmalarından sonra dahi birkaç kez karşı karşıya gelme riski yaşadı. Küçük de olsa diğer üye ülkeler arasındaki sorunlar da tamamen çözülmüş değildir. Bunlar da örgütün daha başarılı olmasının önündeki önemli engellerdir.
Bişkek Zirvesi: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte
Her ne kadar BM de dahil olmak üzere uluslararası örgütlerin uluslararası sistemdeki rolleri azalsa ve ŞİÖ de en azından “kendisinden beklenen bir oluşuma bir türlü evrilemese de” genişlemeye de faaliyet alanını arttırmaya da sürdürmektedir. Bişkek Zirvesi de hem sağlanan katılım hem de ele alınacak konular ile bunun iyi bir örneğini oluşturmaktadır.
Bişkek Zirvesi’nde üye ülkelerin nükleer güvenlik, enerji güvenliği, uyuşturucu ticareti ile mücadele, iklim değişikliklerine karşı ortak tutum, ortak yapay zeka politikası gibi konuları görüşmeleri beklenmektedir. Dolayısıyla zirvede ŞİÖ için artık geleneksel hale gelen güvenlik meselelerinin dışına çıkılması beklenmektedir. Yine Çince ve Rusçanın yanı sıra örgütün resmî dilleri arasına İngilizcenin dahil edilmesi planlanmaktadır ki, bu husus örgütün bürokratik açıdan işleyişini kolaylaştıracaktır.
Bağımsız ödeme sistemi ile ŞİÖ Gelişim Bankası’nın hayata geçirilmesi de gündem konuları arasında yer alsa da aslında bu konu bir yıl önceki zirvede kararlaştırılmıştı. Bununla birlikte bu kararın hayata geçirilmesi çok da kolay görünmemektedir. Zira Batı’nın bu konuda üye ülkelere yaptırım tehdidi olduğu gibi hangi para biriminin esas alınacağı konusu da tartışma yaratmaktadır. Halbuki ortak para birimi uygulamasının hayata geçirilmesi, örgütün statüsünü de işlevselliğini de arttıracaktır.
“ŞİÖ +” Zirvesi Ve İkili Görüşmeler
ŞİÖ üye ülkeler zirvesi kadar “ŞİÖ +” oturumunun gündemi de yoğundur. Temel konulardan birini adil ve çok kutuplu dünya düzeninin inşasında BM’in rolü oluşturmaktadır. Özellikle İran ile Filistin konusunda BM’nin diğer örgütler gibi sınıfta kaldığını söylemek gerekmektedir. Nitekim İran konusunda da Bişkek deklarasyonunda ABD ile İsrail’i sert dille eleştiren ifadelerin yer alması kuvvetle muhtemeldir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise Ukrayna konusunu gündeme getirmesi ve İstanbul görüşmelerinin kaldığı yerden devam etmesi üzerinde durması beklenmektedir.
Bişkek Zirvesi, ikili görüşmelere de ev sahipliği yapacaktır. Örneğin Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin 9 ülkenin lideriyle bir araya gelecek ki, bunlardan en önemlilerinden biri Recep Tayyip Erdoğan ile olan görüşme olacaktır. Gündem konulardan biri de şüphesiz Ukrayna’nın son günlerde Türk gemilerine yaptığı saldırı ve Karadeniz’de güvenli seyrüseferin sağlanması konusudur. Yine Erdoğan Ankara’nın arabuluculuğunun devam etmesini teklif edeceği gibi Kremlin’den yapılan açıklamaya göre iki lider Rus-Türk ilişkilerinin temelini oluşturan enerji, ticaret, turizm konularını da görüşecekler. Muhtemelen iki lider karşılıklı ziyaret konularını da ele alacaklardır ki, Türk-Rus ilişkilerinin geleceği açısından buna ihtiyaç duyulmaktadır. Zira iki ülke arasında çok yönlü iş birliğinin sürdürülmesine rağmen bundan yaklaşık beş yıl öncesine göre uluslararası arenadaki gelişmelere de paralel olarak daha soğuk seyretmektedir. Putin’in İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Moskova ile ipleri koparmaya çalışan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüşmesi de merak edilen görüşmelerden olacaktır.
ŞİÖ’nün Geleceği
Kırgızistan’ın Bağımsızlık Günü’nde başlayan ŞİÖ Zirvesi, böylece yaklaşık bir hafta boyunca bir taraftan önemli uluslararası konuların görüşüleceği, diğer taraftan da ikili görüşmelerin gerçekleştirileceği bir platform olacaktır. Kırgızistan bu zirve sonrasında başkanlığı Pakistan’a bırakacaktır.
ŞİÖ, Bişkek Zirvesi’nin de göstereceği gibi 25 yıl önce Rusya, Çin ve Türkistan’ın üç cumhuriyetinin bir araya gelerek kurduğu güvenlik platformundan uluslararası mesele ve bölgesel iş birliklerinin tartışıldığı büyük bir oluşuma dönüşmüş bulunmaktadır. Diğer taraftan üye ülkeler arasında sorunların devam etmesi, ortak para birimi uygulamasına bir türlü geçilememesi, İran meselesinin gösterdiği gibi güvenlik garantilerinin tam hayata geçirilememesi gibi konular, üye ülkeler arasında entegrasyonun ve iş birliğinin istediği seviyede ve hızda gitmediğini göstermektedir. Dolayısıyla ŞİÖ’nün önündeki asıl konu da daha fazla büyümek değil, büyüklüğünü asıl güce dönüştürmek olmalıdır. Nitekim öyle anlaşılıyor ki genişleme konusunda da üye ülkeler frene basacaklardır.
Diğer taraftan örgüt şüphesiz 25 yıldır devam ettirdiği alanlarda -enerji, ticaret, ulaşım, dijitlleşme, güvenlik - iş birliğini sürdürecek ve BRICS ile birlikte Batı merkezli kurumlara alternatif bir güç olarak da kalmaya devam edecektir.